Zayıflamak Hayal Değil! Siz de Başaracaksınız!

Zayıflamak Hayal Değil! Siz de Başaracaksınız!
Haydi İlk Adımı Burada Atın...

Perşembe

97 KİLODAN 59 KİLOYA BİR ZAYIFLAMA BAŞARISI


Zayıflama Çemberi Örnek Yorumlar : Sağlıklı Kilo Verme Eğitimleri

http://www.geliserekzayiflama.com/iletisim?PAGE=http://www.hk.com.tr
HK PERFORMANS GELİŞEREK ZAYIFLAMA
Zayıflama Çemberi yorumlamayı Öğrenmiş  Üyelerin KISA Yorumları
         Bu çembere bütün olarak baktığımda gerçek anlamda zayıflamaya çalışanların yapması ve yapmaması gereken şeylerin olduğunu görüyorum. Bu çemberde şunu çok iyi anladım; %2-3-4'lük dilimlere zaman ayırıp kendimi harcayacağım yerde %50’lik, %27’lik ve %8’lik dilimleri yaşam tarzı halime getirmek daha mantıklı, bunu bir defa beynimde oluşturduktan sonra hayatım değişir, eminim bundan.                                                                                                                                                                                                            Seher-24 / Öğrenci
         Sağlıklı ve kalıcı zayıflama çemberinde 8 kez yaşadığım zayıflama deneyimimi puanladım, daha da düşününce çıkacak. Bunca emek, bunca zahmet, bunca para… Sadece çemberde %5-10 civarında kalıyor. “Bir filin üzerindeki bir toz zerreciği” gibi ama ben günlerce, aylarca aç kaldım. Canımın çektiklerine göz ucuyla bakıp, onları yememe işkencesine katlandım fakat sonuç ortada… Daha fazla kilo aldım, daha fazla acı çektim, kilo verdikten sonra kilo alışlarımda canım daha çok yandı.
         Bu çemberde gördüğüm kavramlarsa genel olarak nasıl bir zayıflama modeli içinde olacağımı gösteriyor; Beynine format at, hedefe uyumlu ol, kararlı ol… Bu kavramlar sayesinde kendi çemberimi kendim oluşturacağım. O zaman ideal kilomda kalacağım.      Sevgi-42 / Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen
         Diyor ki çember; bunları yaparsan ve bunu 75 puan ve üzerine çıkartıp hayatın boyunca bu ritimde gidersen hep istediğini alırsın. Bu sadece kilo olarak değil, hayatta karşılaşacağın sorunlarla baş etmede, olaylara bakış açında, tökezlediğinde, kendine vakit ayırdığında her konuda yardımcı bir prospektüs gibi ve motivasyonun çok önemli olduğunu, bunun kendine verdiğin değer ve vücudundaki her hücrenin aslında bildiğini ve ondan uzaklaştığında bir bakıma var oluş amacından uzaklaştığını, ama bedendeki isyanın bunu yeniden bulma arzusu olduğunu gösteriyor.
         Sonuçta yapılan şeyin tesadüf olmadığını gösteriyor bu çember.

DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ 

OBEZİTE BİR HASTALIK MIDIR? ÜSTÜN PERFORMANS ZAYIFLAMA UZMANI HALİL KARGULU'DAN OBEZİTE YORUMU


GELİŞEREK ZAYIFLAMA YÖNTEMİ
Soru;
Artık obezitenin bir hastalık olduğu konusunda toplum bilinçlenmeye başladı. Siz de bu kanaatte misiniz? Kaba tabirle “şişman insanlar hasta olduklarını” düşünüyorlar mı?
Toplumun bilinçlenmeye başladığı şey, her konuda olduğu gibi tek taraflı dikte edilmeye çalışılan doğru bildiğimiz farklı bir yanlıştır. Çünkü;
Obezitenin hızla yayılmasında ve çözüme ulaşamamasındaki önemli sebeplerden en önde gelenleri; tüketim ekonomisinin ivmeli, gıda ve farma sektörlerinin yaptırımcı ve sinsi hâkimiyet kurma çabalarıdır.
İnsanları sinir sistemlerini etkileyen, doyum ve tatmin olma merkezini kapatan ve YAPAY hislerle sürekli besine ve gerekli, gereksiz her türlü tüketim ürününe bağımlı hale getiren YAPAY katkı maddeleri ve kimyasallar, bizleri zoraki tüketime bağımlı hale getirmiş ve inisiyatif ve irade kullanma mekanizmasını ele geçirmişlerdir.
Yani, her insan tarafından tüketilen besinlerin, beyinde bıraktığı elektro-kimyasal -kat kat daha fazla tüketime yönlendiren, lezzet ve katkı maddeleri etkileri ile sektöre destek amacı kılıflı geliştirilen(!) ilaçların, insan sinir sistemi ve psikolojisinde ciddi olumsuz farklılıklar üretmek üzere yarattığı tahripler sonucudur bağımlılıklarımız! Ve bağımlılıklarımıza bağlı gelişen Obezite…
Dolayısı ile Obezite hastalık derken kastedilen ile buradaki bağımlılık hastalığı ayrı kavramlar olup,  bağımlılıklarımız dolayısı ile Obez olunabileceğini unutmamalıyız.
Kilolu veya Obez bir kimse; bebeklikten bu güne, yanlış alışkanlıklar ve içinde yetiştiği aile kültürü nedeni ile önce benimsetilmiş kendi seçimleri, sonraki sürelerde ise iradesi dışında fiziki ihtiyacından çok besin içerikleri ve miktarları tüketiyorsa, kendini durduramıyor ve delirircesine açlık ve tüketim krizlerine giriyorsa, bu masum bir irade sorunu olarak da vurgulanamaz!
Madde bağımlılığındaki kriz anı ne ise,  obezite için yapay açlık krizinin etkisi de odur.  İkisi de kontrol dışı, iradeden bağımsız davranış ve algı bozukluğu veya yetersizliğidir. 
Aldığımız her lokmanın içindeki kimyasallar ve yapay katkı maddeleri zihninizi etkileyerek; size 3 gün sonra bile durdurulamaz şekilde yapay açlık hissi yaşatıyorsa, kendinizi sürekli aç ve tatminsiz hissediyorsanız, yani; yağı, şekeri, tuzu azaltılmış bile olsa 100 kalorilik ürün tükettiğinizde, zihinsel tahribat sonucu 1000 kalorilik uyuşturucu etkili gıda sandığınız tüketim içerikleri yemek zorunda kalıyorsanız, artık kendinizi iradesiz olarak suçlamayı ve aşağılamayı bırakmalısınız! Çünkü zihniniz ele geçirilmiştir! Kontrol bireysel inisiyatiflerden çıkmıştır. Özgürlüğünüz ipotek altındadır. 
Tam özgür olmayan insanda irade aramak cehaletten, saflıktan öte, AHMAKLIKTIR!
‘Günümüz sağlık sistemi’ ve ‘değişik branş uygulamalarına yetkinleştirilmiş’ temsilcileri, temsil ettikleri her bir alanı sanki “Çözümün bütününü yansıtıyor” gibi intibalar yaratarak, asıl çözümün küçücük bir birimini temsil ederken; Sorun ile boğuşan insanların ‘bakış ufku’ daraltıldığı gibi, sebep olunan tüm psikolojik ve sosyal ağır yükler, Kilolu ve Obezlere doğruca yüklenmektedir. Bu kişilere “iradesiz, tembel ve obur” gözü ile “kendine hakim olamayan” zavallı bir varlık gözüyle bakılarak, tam bir çözümsüzlük girdabı oluşturulmaktadır.
İşte bu noktada şişman insanlara OBEZ diyerek onların hasta olduğunu vurgulamaya çalışan ve farklı maddi hesaplar ile insanları iradesizlik ve tembellikle suçlayan herkes, gerçek anlamda hastadır!  Obezler hasta değil, bağımlı ve konuya ve gerçek çözümlere bilinçli bir şekilde cahil bırakılmıştır.
Zaten obezlerin hasta olduğu bilinci, bilerek işlenilerek, kişilerin kendi potansiyellerini körelterek, sisteme daha çok bağımlı hale getirmek için özel olarak algılatılmaya çalışılan mevcut tanımlar, OBEZİTENİN KENDİSİNİ oluşturmaktadır.
Halk elbette hasta olduğu inancını mazeret olarak benimseyerek, kendilerini suçlayanlara karşı güçlü bir maske oluşturabildiği için,  hasta olduğuna inanmaya zihinsel olarak zaten hazırdır. Ve zaten hasta olan olmayan herkes bu şekilde düşünerek  şişman olmalarına kılıf bulmaktadırlar.
Dolayısı ile sistemi yönetenler ve maddi anlamda nemalananlar da,  sistemin köleleri de “obezite hastalıktır” tanımından oldukça memnundurlar.
Üstün Performans Uzmanı
HALİL KARGULU
Soru 7- Örnek olarak bir insanın obez olma sürecinde harcadığı para ile sağlığına kavuşmak için harcadığı para karşılaştırması yapılabilir mi?
Burada dikkat edeceğimiz unsurun İsraf ekonomisi olması gerekmektedir.
İnsanlar bebeklikten başlayarak ailenin dayatması ile israf ekonomisine katkı yapmaya başlar.  Gençliğinde ise ‘atın ölümü arpadan olsun’ diye tüketim ekonomisine hizmet ederken harcadığı para, sonraki yıllarda sağlığını kazanmak için harcayacağı paranın 10 katından fazladır. 
İsraf ekonomisi büyüklüğünü tam olarak hesaplayamadığımız için sonraki yıllarda sağlık harcamaları göze batmaktadır… Oysaki insan Obez olduğunda fiziki ihtiyacının dışında sadece nefsi ve göz zevki, damak tadı için yaptığı israf, tüm sağlık bütçesini fazlası ile geçmektedir. ( 32 milyar $ ) Gerçek anlamda bu yöndeki tüketim ekonomisi temelli israfı önlemek ve üretim ekonomisine geçiş yaparak, hem ülke ekonomisine katkı sağlayacak hem de sağlık giderlerini %100 düşürecektir…
Çünkü; tüm hastalıkların temel sebebi,  ruhumuza ve fizyolojimize taşıyamayacağız yükleri bilinçsiz bir şekilde farkında olmadan her gün taşıtmaktan kaynaklanır.
Sonuç olarak,  Temel kanıya karşıt teori ile;
OBEZİTE masraf değil, Vücudun tolere edebilir olduğu ( gençlik yılları )uzun süreçler boyunca farkında olmadan yapılan israf ekonomisi dolayısı ile devlet için büyük bir kazanç kaynağıdır.
Dolayısı ile devletler ülke ekonomilerini canlı tutabilmek için OBEZİTE İLE değil mücadele etmek, sinsice obeziteye teşvik ettiğini unutmayın!
OBEZİTE İLE MÜCADELE DERNEĞİ - Omder
Kurucu Başkan
Halil KARGULU
Üstün Performans Uzmanı – Psikolog – Tıbbı Antrenman Uzmanı
Semir BERBER
 İdeal kiloda bir bedenle sağlıklı ve mutlu bir gelecek için HK Performans Eğitimleri herkes için idealdir. Sağlıklı ve kalıcı zayıflamak için bu fırsatı siz de değerlendirin.
 
Sağlıklı kilo vererek ideal kiloya kavuşmak  mutlu bir geleceğin olmazsa olmazıdır. Sağlıklı kilo vermek için yöntem arıyorsanız HK Performans sağlıklı ve kalıcı kilo verme yöntemlerini mutlaka inceleyiniz. İNCELEMEK İÇİN TIKLAYIN

SAĞLIKLI KİLO VERMEK İÇİN EN ETKİLİ YÖNTEM İLE BAKIN KAÇ KİLO VERDİ

Sağlıklı kilo vermek için HK Performans başarılı üye grafiklerini mutlaka inceleyiniz. gelişerek zayıflamanın tek adresi HK Performans Zayıflama Hizmetleri ile sizler de hayal ettiğiniz kiloya kavuşabileceksiniz. sağlıklı kilo vermek için tıklayınız